Çevre kirliliği, hazır yiyecekler, yaşam tarzı ve stres gibi etkenler sürekli olarak sağlık üzerinde tehdit oluşturur ve bu etkenler sonucunda normal metabolizma faaliyetlerinin yanı sıra serbest radikaller meydana gelir. Antioksidanlar, vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi, gıdalarla da alınan bir grup kimyasal maddedir. Bazı uzmanlara göre antioksidan üretimi 25 yaşından itibaren yavaşlar. Bu nedenle ilerleyen yaşlarda daha fazla ek antioksidan alınmalıdır.
İnsan vücudundaki her hücre günde ortalama 10 bin serbest radikalin saldırısına maruz kalıyor. Ağır metal, toksin ve kirleticilerden sakınılsa bile serbest radikallerden tümüyle kaçınmak imkansızdır. Serbest radikaller nefes alırken, yemek yerken, sigara içerken, hava kirliliğinden, egzoz gazlarından ve sulardan bile bedene girer. Vücutta metabolik işlemler sonucunda oluşan hidrojen peroksit veya yağlı besinlerin yüksek sıcaklıkta işlenmeleri, pişirilmeleri sonucu oluşan lipit peroksit en zararlı serbest radikallerdir. Serbest radikaller, oksidatif stres adlı kimyasal işlemlerle hücrelere geçer ve hücrenin esas yapısı olan genetik materyal DNA'yı hasara uğratarak hücre ölümünü artırırlar. Yapılan çalışmalara göre, bu maddeler yaşlanmaya neden olur. Bunu en güzel cilt yaşlanmasında görebiliriz. Bu durumu engellemek, dejeneratif hastalıklara erken yaşlarda yakalanmamak (Örneğin; kanser, kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları, katarakt gibi) ve hücre hasarını en aza indirmek için yaşla birlikte güçsüzleşen savunma sistemi güçlendirilmelidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder